4. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Girne açıklarında yaşanan deniz faciasına ilişkin yaptığı açıklamada, kayıp kişi sayısının 17’den 20’ye yükselmesinin krizlere karşı hazırlıksızlığın göstergesi olduğunu belirtti. Akıncı, geminin durumu, denetimler ve siyasi sorumlulukların mutlaka sorgulanması gerektiğini vurgularken, Kıbrıs sorunu ve Avrupa Birliği üyeliği üzerinden de değerlendirmelerde bulundu.
Akıncı, yaşanan felaket karşısında derin üzüntü duyduğunu belirterek, “Denizin derinliklerinde yaşamını yitirmiş canların hâlâ yatmakta olabileceğini düşündüğümde üzüntüm daha da büyüyor” ifadelerini kullandı.
Facianın ardından birkaç gün gelişmeleri gözlemlemek istediğini kaydeden Akıncı, kayıp sayısındaki değişime dikkat çekti.
“Bunlar birer rakam değil, birer can”
Akıncı, “Bulunamayan kayıp kişi sayısı bu gibi durumlarda zaman ilerledikçe azalır. Bizde ise arttı. İlk anda 17 olan kayıp sayısı, sonra 18, bilahare 20 oldu. Sadece bu bile bizim bu gibi durumlar karşısında ne kadar hazırlıksız olduğumuzu göstermeye yetiyor. Bunlar birer rakam değil, birer can” dedi.
Batan geminin teknik durumu, kaptanın ehliyeti, can yeleklerinin sayısı, denetimlerin yeterliliği ve siyasilerin sorumluluklarının tartışılması gerektiğini belirten Akıncı, hesap verilmesi ve benzer faciaların tekrar yaşanmaması için gerekli derslerin çıkarılması gerektiğini ifade etti.
“AB içinde olsak bu gemi sefer yapabilir miydi?”
Akıncı, yaşanan facianın Kıbrıs sorunu ve Avrupa Birliği üyeliği açısından da değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, “Kıbrıs’ta çözüme ulaşabilsek, AB ve uluslararası hukuk içinde olsak acaba bu felaket yaşanır mıydı?” diye sordu.
Tüm siyasi yaşamı boyunca çözüm, AB ve uluslararası hukuk için mücadele ettiğini belirten Akıncı, “AB içinde olsak bu gemi sefer yapabilir miydi sorusunu sormamız, bundan sonrası için bize yol gösterebilir. Tüm zorluklara rağmen ana hedef Kıbrıs’ta çözüm ve AB üyeliği olmaya devam etmelidir” ifadelerini kullandı.
Akıncı, yaşamını yitirenlere rahmet dileyerek, yakınlarının acısını paylaştığını belirtti.






