Dört gençlik örgütünden ortak açıklama
CTP Gençlik Örgütü, TDP Gençlik Örgütü, Sol Gençlik ve Tam Parti Gençlik Örgütü, Girne açıklarında yaşanan deniz faciasının ardından Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’ya istifa çağrısında bulundu.
Ortak açıklamada, faciada hayatını kaybedenler ve halen aranan kayıplara dikkat çekilerek, yakınlarından gelecek haberi bekleyen ailelerin yaşadığı acının sürdüğü belirtildi.
“İhmal varsa gereğini yaparım” açıklamasına tepki
Gençlik örgütleri, Arıklı’nın “İhmal tespit edilirse gereğini yapacağım” yönündeki açıklamasını eleştirerek, artık yeni bir açıklama veya savunmaya ihtiyaç olmadığını ifade etti.
Açıklamada, geminin Arıklı’nın siyasi sorumluluğundaki bir limandan hareket ettiği, deniz ulaşımının güvenliği, limanların işleyişi ve denetim sisteminin Bakanlığın görev alanında bulunduğu kaydedildi.
“Tam da istifa zamanıdır”
“İstifa tartışmasının zamanı değil” açıklamasına da tepki gösteren örgütler, siyasi sorumluluğun yalnızca soruşturma sonucunu beklemek olmadığını savundu.
Açıklamada, “Siyasi sorumluluk, yönettiğiniz sistem böylesine büyük bir felaketin ardından sorgulanıyorsa makamı bırakıp hesabın önünü açmaktır” denildi.
Denetim sistemi de araştırılsın
Geminin hangi koşullarda sefere çıktığı, güvenlik uyarılarının neden dikkate alınmadığı ve denetimlerin yeterli olup olmadığı sorularının yanıtlanması gerektiği belirtilen açıklamada, yolcuların can yelekleri, kapılar ve mürettebata ilişkin iddiaların da araştırılması istendi.
Gençlik örgütleri, yalnızca kaptan ve mürettebatın değil, gemiyi denetleyen sistemin ve bu sistemin başındaki siyasi iradenin de sorgulanması gerektiğini vurguladı.
“Siyasi hükmümüz açıktır”
Açıklamada, “İhmal varsa gereğini yaparım” demenin yeterli olmadığı belirtilerek Arıklı’ya doğrudan istifa çağrısı yapıldı.
Örgütler, “Sorumluluğu soruşturmanın arkasına saklamayın. Koltuğunuzu değil, kamu vicdanını düşünün” ifadelerini kullandı.
Ortak açıklamanın sonunda ise “Erhan Arıklı, istifa et” çağrısı yinelenerek, facianın ardından “Kim ihmal etti, kim denetlemedi, kim izin verdi, kim görevini yapmadı?” sorularının yanıtlanması gerektiği belirtildi.
Açıklamada, “Bu kez kaybedilen şey siyasi itibar değildir. İnsan hayatıdır” ifadelerine yer verildi.







