Mağusa’da belediye başkanlığına adaylığını koyacak bir iş insanı açısından en önemli konu, kamu görevi ile ticari faaliyetler arasındaki olası çıkar çatışmasıdır.
Kamuoyunun sorusu açık:
Hem izin veren hem izin alan konumunda olunabilir mi?
Eğer bir adayın devam eden ticari ve özellikle inşaat faaliyetleri belediyenin yetki alanlarıyla kesişiyorsa, aday olmadan önce bu faaliyetlerin nasıl yönetileceği, hangi görevlerden çekileceği ve olası çıkar çatışmalarının nasıl önleneceği açıkça ortaya konulmalıdır.
Koral Bozkurt açısından da kamuoyunun görmek istediği şey yalnızca söylemler değil, somut bir şeffaflık iradesidir.
“Parayla her şey satın alınamaz.”
Mağusa halkının yıllardır tartıştığı imar, inşaat, izin ve kamu yararı meseleleri ortadayken, milyonluk yatırımları bulunan bir iş insanının belediye başkanlığına aday olması elbette kamuoyunun soru sormasını beraberinde getirir.
Sorulması gereken soru basit:
Ticari faaliyetlerle belediye başkanlığı görevi arasında hiçbir çıkar çatışması yaşanmayacağının garantisi nasıl verilecek?
Eğer gerçekten şeffaflık isteniyorsa, bunun yolu açıklamalardan değil, somut adımlardan geçer.
Önce ticari faaliyetlerin kamu göreviyle kesişebilecek alanları konusunda açık bir taahhüt ortaya koy.
Sonra aday ol.
Çünkü Mağusa halkı artık yalnızca “ne vaat ediliyor?” diye değil,
“Adayın kendi çıkarları ile kentin çıkarları nerede ayrılıyor?”
diye de soracaktır.
Kamu görevi, ticari faaliyetlerle aynı masada oturmamalıdır.
Kıbrıs Aktif Sözcü





