MECLİS’E HERKES DEĞİL, DEĞER KATACAK İSİMLER GİRMELİ!Tacan Reynar gibi isimler neden Meclis’te olmalı?

Bir ülkenin geleceğini belirleyen en önemli unsurlardan biri, o ülkeyi yönetenlerin ve halk adına karar verenlerin kim olduğudur. Çünkü Meclis, yalnızca milletvekillerinin oturduğu bir bina değil; halkın sorunlarının konuşulduğu, ülkenin geleceğinin şekillendiği ve adaletin savunulması gereken en önemli kurumlardan biridir.

Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde siyaseti değerlendirirken kendime şu soruyu soruyorum: Meclis’e kaç kişinin girdiği mi önemli, yoksa Meclis’e girenlerin ülkeye ne kattığı mı?

Benim cevabım çok açık: Önemli olan vekil sayısı değil, vekilin ülkeye katacağı değerdir.

Bu noktada benim için öne çıkan isimlerden biri, eski savcı Tacan Reynar’dır.

Bir hukuk insanının en önemli özelliklerinden biri, olaylara yalnızca siyasi pencereden değil, hukuk ve adalet çerçevesinden bakabilmesidir. İnsanların yaşadığı sorunları anlayabilmek, vatandaşın sesini duyabilmek ve çözüm üretirken adalet duygusunu ön planda tutabilmek, siyaset kurumunun en çok ihtiyaç duyduğu özellikler arasındadır.

Tacan Reynar’ı benim açımdan önemli kılan da hukuk geçmişi, adalet konusundaki birikimi ve halkın sorunlarına çözüm üretebilecek isimlerden biri olarak görülmesidir.

Elbette bir insanın geçmişte savcılık yapmış olması, tek başına her sorunu çözeceği anlamına gelmez. Ancak hukuk bilgisi, tecrübe ve adalet anlayışı doğru bir siyasi iradeyle birleştiğinde, Meclis’e önemli katkılar sağlayabilir.

MECLİS’E SADECE SİYASETÇİ DEĞİL, HUKUKU VE HALKI ANLAYAN İNSANLAR GİRMELİ

Bugün vatandaşın beklentisi yalnızca seçim dönemlerinde kapısını çalan, elini sıkan ve oy isteyen siyasetçiler değildir.

Vatandaş; hakkını arayabileceği, sorununu anlatabileceği, haksızlık karşısında sesini yükseltebilecek ve gerektiğinde kendi siyasi çevresini de sorgulayabilecek temsilciler görmek istiyor.

Çünkü adalet, yalnızca mahkeme salonlarında aranan bir kavram değildir. Adalet; devlet dairelerinde, kamu hizmetlerinde, çalışma hayatında, eğitimde ve vatandaşın günlük yaşamında hissedilmelidir.

Bir vatandaş hakkını ararken kendisini yalnız hissetmemeli. Devletin kapısında çözüm bekleyen insan, siyasi bağlantısı olmadığı için geri planda kalmamalı. Kamu yönetiminde alınan kararlar, kişilere göre değil, hukuka ve hakkaniyete göre şekillenmelidir.

İşte tam da bu nedenle Meclis’te hukuk bilgisi olan, toplumun farklı kesimlerini anlayabilen ve sorumluluk üstlenebilecek isimlere ihtiyaç vardır.

Benim düşüncem nettir: Tacan Reynar gibi hukuk geçmişi ve tecrübesi bulunan isimlerin Meclis’te yer alması, ülkenin adalet anlayışına ve siyasi tartışmaların niteliğine katkı sağlayabilir.

BENİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN TOPLAMA VEKİL DEĞİL, NİTELİKLİ VEKİLDİR

Siyasette sayısal hesapların, seçim pazarlıklarının ve koltuk mücadelelerinin ön plana çıktığı dönemlerde asıl meseleyi unutmamak gerekiyor.

Meclis’e girecek kişi, yalnızca bir siyasi partinin oylarını artırmak için seçilen bir isim olmamalıdır. O kişi, toplumun sorunlarını anlayan, sorumluluk almaktan kaçmayan, gerektiğinde yanlışlara karşı durabilen ve ülkenin geleceği için söz söyleyebilen bir temsilci olmalıdır.

Benim için mesele, Meclis’te kaç milletvekilinin bulunduğu değildir. Mesele, o milletvekillerinin ülkeye ne kattığıdır.

Sadece sayıyı tamamlamak için aday gösterilen isimler yerine, bilgi birikimiyle, mesleki tecrübesiyle, duruşuyla ve halkın sorunlarına yaklaşımıyla fark yaratabilecek insanların ön plana çıkması gerektiğine inanıyorum.

Çünkü Meclis, kişisel hesapların değil, toplumsal sorumluluğun adresi olmalıdır.

Bir milletvekili, seçildikten sonra yalnızca kendi bölgesinin veya kendisine oy verenlerin değil, bütün ülkenin sorunlarına karşı duyarlı olmak zorundadır. Hukuku savunmalı, adaletin güçlenmesine katkı koymalı ve halkın güvenini boşa çıkarmamalıdır.

ÜLKENİN İHTİYACI, KOLTUK DEĞİL SORUMLULUK TAŞIYAN İSİMLERDİR

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bugün ekonomik sorunlardan kamu yönetimindeki aksaklıklara, vatandaşın günlük yaşam mücadelesinden adalet beklentisine kadar çözüm bekleyen birçok meselesi var.

Bu sorunların çözümü, yalnızca siyasi sloganlarla mümkün değildir. Bilgi, tecrübe, kararlılık ve hesap verebilirlik gerekir.

Meclis’e girecek kişilerin de bu sorumluluğun bilincinde olması gerekir.

Tacan Reynar gibi hukuk alanında tecrübe edinmiş isimlerin siyasette daha fazla sorumluluk üstlenmesi, benim açımdan üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir konudur. Elbette asıl değerlendirme, ortaya koyacakları çalışmalarla, savunacakları ilkelerle ve halka karşı gösterecekleri sorumlulukla yapılmalıdır.

Ancak ülkenin geleceğini düşünüyorsak, adayları yalnızca parti kimliklerine veya seçim hesaplarına göre değerlendirmemeliyiz. Onların ülkeye ne katabileceğine de bakmalıyız.

Benim arzum, Meclis’e yalnızca milletvekili sayısını tamamlayacak isimlerin değil; adaleti, hukuku, vicdanı ve toplumsal sorumluluğu temsil edebilecek insanların girmesidir.

Çünkü bu ülkenin daha fazla koltuğa değil, o koltukların hakkını verecek insanlara ihtiyacı var.

Ve ben inanıyorum ki siyasette böyle isimlerin sayısı arttıkça, halkın Meclis’e olan güvenini yeniden kazanmak da mümkün olacaktır.

Umut Türe
Köşe Yazısı | Kıbrıs Aktif Sözcü

  • Related Posts

    Bir Yanda Seçim Vaatleri, Diğer Yanda Halkın Geçim Derdi… Peki Ya Ülkenin Geleceği?

    Bir ülkenin geleceği yalnızca seçim dönemlerinde verilen vaatlerle değil, halkının derdini ne kadar anlayabildiğiyle, insanına ne kadar dokunabildiğiyle ve yarınlara dair nasıl bir umut taşıdığıyla şekillenir. Bugün Kuzey Kıbrıs Türk…

    7 ARALIK’TA BAŞBAKAN BELLİ: SILA USAR İNCİRLİ!

    Umut Türe | Köşe Yazısı 7 Aralık’ta başbakan belli olacak. Beğenen de olacak, zoruna giden de… Ancak benim söylemek istediğim, siyasi tartışmaların çok ötesinde bir mesele var: Halkın yanında olmak,…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir