Kontrolden Çıkan Başıboş Köpek Sorunu için Devlet GöreveBir ülkenin gelişmişlik düzeyi; onun doğasına, üreticisine ve yaban hayatına verdiği değerle ölçülür. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, eşsiz coğrafyası, köklü hayvancılık geleneği ve zengin biyoçeşitliliği ile korunması gereken bir mirastır. Ancak son yıllarda ülkemizin şehirlerinde, kırsal kesimlerinde, dağlarında ve ovalarında baş gösteren, artık kontrol edilebilir sınırları çoktan aşan “başıboş köpek sorunu”, bu mirası kökünden tehdit eden ulusal bir kriz haline gelmiştir. KKTC Avcılık Federasyonu olarak, bugüne kadar sorumluluk bilinciyle çalmadığımız kapı, istişare etmediğimiz bakanlık, belediye, resmi kurum ve sivil toplum örgütü kalmamıştır. Ne var ki, yetkili makamların konuya gösterdiği sistemsiz ve kopuk yaklaşımlar, bizi bugün geri dönülmesi imkânsız bir uçurumun eşiğine getirmiştir. Bu bağlamda, hem üretimimizi hem de doğamızı korumak adına devlet nezdinde acil bir seferberlik başlatılması kaçınılmaz bir zorunluluktur.Mevcut durumun yarattığı tahribat, sadece sokaklardaki görsel bir düzensizlik değil; kırsal yaşamın kalbine indirilen ağır bir darbedir. Ovalarda ve dağlarda sürüler halinde gezmeye başlayan, doğal ortamda vahşileşerek avlanma içgüdüsüyle hareket eden başıboş köpekler, kırsal kesimde adeta terör estirmektedir. Yıllarca emek vererek, geceyi gündüze katarak üretim yapan hayvancılarımızın emekleri, bu sürülerin saldırılarıyla bir gecede heba olmaktadır. Yüzlerce küçükbaş hayvanın vahşice telef edilmesi, sadece bireysel bir maddi kayıp değil, ülke ekonomisine ve milli servetimize vurulan baltalayıcı bir darbedir. Üreticimiz artık toprağında güvenle üretim yapamaz, hayvanını meraya salamaz noktaya gelmiştir.Kırsal alandaki bu tehdit, madalyonun sadece bir yüzüdür. Diğer yüzünde ise ekosisteme ve yaban hayatına verilen telafisi imkânsız zararlar durmaktadır. Doğal yaşam zinciri, bu kontrolsüz popülasyonun baskısı altında ezilmektedir. Dağlarda sürüler halinde avlanan köpekler; keklik, turaç, tavşan gibi av hayvanlarimizi, yeni doğan yaban yavrularını ve biyolojik çeşitliliğimizi acımasızca yok etmektedir. Doğanın kendi dengesi içerisindeki döngü, doğaya ait olmayan bu yapay popülasyon artışı yüzünden çökmektedir. Federasyonumuzun yıllardır sürdürdüğü koruma, geliştirme ve sürdürülebilir avcılık faaliyetleri, bu denetimsizlik yüzünden büyük bir yıkımla karşı karşıyadır.Gelinen bu noktada net olarak görülmektedir ki; yerel yönetimlerin kısıtlı bütçeleriyle ya da sivil toplum örgütlerinin iyi niyetli ancak yetersiz çabalarıyla bu yangını söndürmek mümkün değildir. Karşımızdaki sorun, bütünsel bir devlet politikasını ve koordinasyonunu zorunlu kılmaktadır. KKTC Avcılık Federasyonu olarak çağrımız nettir: Hükümet, ilgili bakanlıklar ve tüm paydaş kurumlar derhal bir araya gelmeli, popülasyon kontrolü, kısırlaştırma, barınak altyapılarının güçlendirilmesi ve yasal mevzuatların etkin bir şekilde uygulanmasını içeren radikal bir eylem planını devreye sokmalıdır. Gerekli adımların atılmaması veya somut bir ilerleme kaydedilmemesi halinde, Federasyonumuzun çok daha radikal ve kapsamlı bir eylem planını hayata geçirmekten çekinmeyeceğini açıkça ilan ederiz. Bizler doğanın, üreticinin ve yaban hayatının sesi olarak, bu kurumsal aymazlığın karşısında durmaya ve haklı davamızı devletin en üst kademelerinde savunmaya devam edeceğiz. Sorumluları vakit kaybetmeksizin göreve davet ediyoruz; zira doğanın ve üreticinin kaybedecek tek bir günü bile kalmamıştır.KKTC Avcılık Federasyonu Yönetim Kurulu