İnşa Etmenin Sessiz Gururu

İnşa Etmenin Sessiz Gururu

İnsan bazen durup anı onurlandırmalı; bir başkasından beklemeden, kendiyle de gurur duyması gereken anlar yaratmalıdır.

İnsanların büyük bir kısmı hayatını sürekli bir sonraki hedefe koşarak geçiriyor. Bir okul bitiyor, bir şirket kuruluyor, bir seçim kazanılıyor, bir bina tamamlanıyor, bir çocuk büyüyor, bir başkası ise dünyaya geliyor. Çoğu zaman insan dönüp geriye bakmadan bir sonraki mücadeleye koşuyor.

Oysa bazı anlar vardır ki alkıştan bağımsızdır. Çünkü o anın en gerçek şahidi insanın kendi vicdanıdır. İşte bugünler benim için biraz öyle günler.

Bir tarafta 41 yıl önce kurduğum üniversite…

Bir tarafta dünyanın dört bir yanından gelen öğrenciler…

Bir tarafta mezuniyet kürsüsünde konuşan, sahnede olan bizler…

Bir tarafta ise günler sonra dünyaya gelecek yeni bir yaşam…

Hayat bazen çok nadir zamanlarda geçmişi ve geleceği aynı noktada buluşturur. İşte ben tam da o noktada duruyorum.

Bu yolculuğa bir ölçüde hepimiz birlikte tanıklık ediyoruz ve aslında bütün bunların ortak bir teması var:

İnşa etmek.

Ben hayatım boyunca bina inşa etmekten çok; insan, kurum, fırsat, gelecek ve umut inşa etmeye çalıştım.

Bu nedenle mezuniyet alanında gördüğünüz binlerce insanı yalnızca bir mezuniyet kalabalığı olarak görmek mümkün değildir. Onlar yıllar boyunca alınmış kararların, göze alınmış risklerin, vazgeçilmemiş hayallerin ve verilen mücadelenin görünür hale gelmiş şeklidir.

Bugün kendimizle gurur duymamız için başkalarının alkışına ihtiyacımız yok. Çünkü bazı başarılar ödüllerle ölçülmez. Bazı başarılar, geriye dönüp baktığınızda bıraktığınız izlerle ölçülür. Şükürler olsun ki ardımızda bıraktığımız iz oldukça belirgindir.

Ancak yolculuk burada bitmiyor.

Çünkü bugün omuzlarımda yalnızca bir eğitim insanının sorumluluğu yok. Aynı zamanda halkıma, ülkeme ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceğine karşı hissettiğim büyük bir sorumluluk da var.

Yıllardır düşünüyorum…

Bu güzel adamızda insanlarımız için daha adil bir yaşam, daha güçlü bir ekonomi, daha üretken bir toplum, daha temiz bir çevre, daha huzurlu bir gelecek ve dünyayla daha güçlü bağlar kurabilen bir ülke inşa etmek mümkündür.

Aslında insanlığın da ihtiyaç duyduğu şey budur:

Barış…

Üretim…

Bilim…

Eğitim…

Çevreye saygı…

İnsana değer…

Ve gelecek nesillere karşı sorumluluk…

Ne yazık ki geçmişten bugüne biriken birçok sorunun temelinde günü kurtaran anlayışların, vizyondan, uzun vadeli düşünceden ve gelecek öngörüsünden yoksun yaklaşımların bulunduğunu görüyorum.

Bugün karşı karşıya olduğumuz birçok çıkmazın da aslında yıllar boyunca ertelenmiş kararların ve ihmal edilmiş vizyonların sonucu olduğunu kabul ediyorum.

Fakat aynı zamanda şunu da biliyorum:

Bir birey tek başına bir ülkeyi değiştiremez.

Bir birey tek başına bir halkın kaderini yazamaz.

Ama bir halk değişmeye karar verdiğinde, bir toplum ortak bir hedef etrafında birleştiğinde, işte o zaman imkânsız görünen birçok şey mümkün hale gelir.

Ben de o gün geldiğinde, tüm gücümle, tüm birikimimle ve tüm samimiyetimle hizmet etmeye hazırım.

Ama bugün…

Bugün biraz durma zamanı.

Biraz şükretme zamanı.

Biraz geçmişe bakıp emeği selamlama zamanı.

Biraz da geleceğe umutla gülümseme zamanı.

Çünkü bazı zaferler yüksek sesle kutlanmaz…

Sessizce yaşanır.

Sessizce hissedilir.

Ve insanın kalbinde, ömür boyu saklayacağı bir hatıraya dönüşür.

04-1024x683 İnşa Etmenin Sessiz Gururu
05-1024x683 İnşa Etmenin Sessiz Gururu
06-1024x683 İnşa Etmenin Sessiz Gururu
01-682x1024 İnşa Etmenin Sessiz Gururu
  • Related Posts

    Öztürkler: “Bölgemizin yeni gerilimlere, silahlanma yarışına değil diyalog, iş birliği ve karşılıklı saygıya ihtiyacı var”

    Cumhuriyet Meclisi başkanı Ziya Öztürkler, bölgenin yeni gerilimlere, silahlanma yarışına ve güvensizliği artıracak politikalara değil; diyaloğa, iş birliğine ve karşılıklı saygıya ihtiyacı olduğuna işaret etti. Amerika Birleşik Devletleri Yönetimi’nin Güney…

    GÜZELYURT-LEFKOŞA YOLUNDA DEHŞET!

    TARTIŞTIĞI EŞİNİ SPİRAL İŞ ALETİYLE ÖLDÜRDÜ Güzelyurt-Lefkoşa Anayolu üzerinde bugün akşam saatlerinde meydana gelen olayda, 35 yaşındaki Rukiye Tunçer, eşi tarafından başına spiral iş aletiyle vurulması sonucu hayatını kaybetti. Polis…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir