Dışişleri Bakanlığı: “Rum liderin açıklamaları içi boş bir algı operasyonundan ibarettir”

Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis’in adada sözde bir “fırsat penceresi” olduğu yönündeki açıklamalarının; “gerçeklerden çok uzak ve uluslararası kamuoyunu yanıltmaya yönelik içi boş bir algı operasyonundan ibaret” olduğunu vurguladı.  

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin duruşu net ve sarsılmazdır” diyen Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Rum tarafının, “Kıbrıs Türk halkını eşit bir ortak olarak görmeyen, adanın tek sahibi olduğunu iddia eden arkaik zihniyetini” sürdürdüğünü kaydetti.  

Dışişleri Bakanlığı, yarım yüzyıldan fazla bir süre boyunca denenen ve Rum tarafının uzlaşmazlığı, maksimalist talepleri ve Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarını görmezden gelen yaklaşımı nedeniyle çöken modelin tamamen tükendiğine işaret ederek, “Aynı yöntemlerle farklı sonuçlar beklemek zaman kaybından başka bir şey değildir.” dedi.  

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin yeni fikirlerle gelinmesi hususunda taraflara çağrıda bulunması yönündeki talebi doğrultusunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, adada olası bir anlaşmanın sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkün olabileceğini ilgili tüm taraflarla paylaştığı kaydedildi.    

-Yeni bir süreç KKTC ile mümkün  

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edildiği takdirde yeni bir süreç mümkün olabilecektir” ifadelerinin kullanıldığı açıklamada, şunlar belirtildi:

“Adada iki taraf arasında bir anlaşma ancak yan yana yaşayan iki bağımsız, egemen devletin varlığı ve bu gerçekliğin kabul edilmesiyle mümkündür.

BM Genel Sekreteri’nin görev süresi üzerinden, GKRY tarafından, suni bir zaman baskısı veya takvim yaratma çabaları Kıbrıs Türk tarafı için hiçbir anlam ifade etmemektedir. Tüm tarafların bildiği gibi, müzakerelere başlanması konusunda herhangi bir zemin bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin uluslararası camiayı müzakereler başlayacakmış gibi yanıltmaya çalışma çabaları gerçeklikten son derece uzaktır.

Bunun yanında, adadaki gerçekler de göz önünde bulundurularak, 60 yıldan fazla bir süredir Kıbrıs Türk Halkına uygulanan haksız ve gayrı yasal izolasyonun kaldırılması hususunda uluslararası toplumun süratle ve gecikmeden somut adımlar atması gerekmektedir.   

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin tam desteğiyle, adada ve bölgede adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir iş birliği ortamı yaratmaya kararlıdır.”

  • Related Posts

    Kamu-İş, Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylem yaptı

    Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş), okullarda 415 hademe eksikliği olduğuna işaret ederek, Milli Eğitim Bakanlığı’na, eğitim ve çocukların sağlığı açısından büyük önem taşıyan bu sorunu çözme çağrısında bulundu.  Kamu-İş, Milli Eğitim…

    Filo Jet faciası için Meclis araştırma komitesi göreve başladı

    30 Ağustos’ta Girne Limanı açıklarında meydana gelen Filo Jet faciasının araştırılması amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komitesi, Başkan ve Başkan Vekilini belirledi. Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nun 10 Eylül 2026 tarihli 3’üncü…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir