Üstel: “Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kararı, TMK’nın etkinliğini ortadan kaldıran bir karar değil”

“Karar, Avrupa Konseyi Sekretaryası’nın belirli hususlarda teknik bir çalışma hazırlamasına yönelik prosedürel bir yetkilendirmeden ibaret”

Başbakan Ünal Üstel, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin gerçekleştirdiği toplantıda Taşınmaz Mal Komisyonu dosyasına ilişkin alınan kararın, bazı çevrelerin kamuoyuna yansıtmaya çalıştığı gibi Komisyon’un etkinliğini ortadan kaldıran veya hukuki statüsünü zayıflatan bir karar olmadığını belirtti.

Taşınmaz Mal Komisyonu’nun görevini sürdürdüğünü, etkinliğini koruduğunu ve uluslararası hukuk zeminindeki meşruiyetini muhafaza ettiğini vurgulayan Üstel, “Devletimizin haklarını, halkımızın çıkarlarını ve Kıbrıs Türkü’nün geleceğini Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir dayanışma içerisinde kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.” dedi.

Üstel yaptığı açıklamada, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kararının Avrupa Konseyi Sekretaryası’nın belirli hususlarda teknik bir çalışma hazırlamasına yönelik prosedürel bir yetkilendirmeden ibaret olduğunu ifade etti.

Üstel, ne Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden bu konuda resmi bir yorum talep edildiğini ne de Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkinliğini sorgulayan herhangi bir karar alındığını söyledi.

– “Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkinliğinin korunmasını temel önceliklerimizden biri olarak gördük”

“Taşınmaz Mal Komisyonu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından defalarca etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edilmiş, bugüne kadar binlerce başvurunun sonuçlandırılmasına katkı sağlamış ve uluslararası hukuk bakımından meşruiyeti teyit edilmiş bir mekanizmadır.” diyen Üstel, hükümet olarak göreve geldikleri ilk günden bu yana TMK’nın etkinliğinin korunmasını ve daha da güçlendirilmesini temel öncelik olarak gördüklerini kaydetti.

Bu anlayışla gerekli yasal düzenlemeleri hayata geçirirken, Komisyon’un çalışmalarını sürdürebilmesi ve kararlarının uygulanabilmesi için ihtiyaç duyulan kaynakların oluşturulmasına da özel önem verdiklerini belirten Üstel, şöyle devam etti:

“Çünkü TMK’nın etkinliği yalnızca hukuki statüsüyle değil, kararlarının uygulanabilirliği ve vatandaşlara sunduğu çözüm mekanizmasının işlerliğiyle de doğrudan bağlantılıdır. Hükümetimiz bu bilinçle hareket etmiş, Komisyonun etkin bir iç hukuk yolu olarak varlığını sürdürmesi için gerekli siyasi iradeyi ortaya koymuş, ihtiyaç duyulan mali zeminin güçlendirilmesi yönünde kararlı adımlar atmıştır. Bugün gelinen noktada, Taşınmaz Mal Komisyonu kapsamında bugüne kadar gerçekleştirilen ödemelerin ve yaratılan kaynakların önemli bir bölümü hükümetlerimiz döneminde sağlanmış, böylece Komisyonun etkinliğinin korunmasına ve uluslararası hukuk nezdindeki konumunun güçlendirilmesine önemli katkı yapılmıştır. Bu noktada şu gerçeğin de altını çizmek gerekir ki, yıllar boyunca Taşınmaz Mal Komisyonu’nun öneminden ve korunması gerektiğinden söz eden bazı çevrelerin, konu somut adım atmaya geldiğinde aynı kararlılığı ortaya koyamadıkları da ortadadır.”

– “Hükümet, ihtiyaç duyulan adımları kararlılıkla atıyor”

TMK’nın etkinliğinin yalnızca söylemlerle değil, güçlü bir siyasi irade, gerekli yasal düzenlemeler ve sürdürülebilir mali kaynaklarla korunabileceğinin açık olduğunu ifade eden Üstel, Komisyon’un varlığını savunmanın en somut göstergesinin kararlarının uygulanabilmesini sağlamak ve yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için gerekli zemini oluşturmak olduğunu belirtti.

Hükümetin bu sorumluluğunu gereğini yerine getirdiğini, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkin bir iç hukuk yolu olarak varlığını sürdürebilmesi için ihtiyaç duyulan adımları kararlılıkla attığının altını çizen Üstel, “Bu nedenle bugün TMK’nın etkinliğinden söz edilebiliyorsa, bunun arkasında ortaya konulan siyasi irade, gerçekleştirilen düzenlemeler ve sağlanan kaynaklar bulunmaktadır.” dedi.

Üstel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Toplantı sırasında birçok üye devletin ve Avrupa Konseyi Sekretaryası’nın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yerleşik içtihadına atıf yaparak mülkiyet başlığının kapatılması gerektiği yönünde görüş ortaya koyması da, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin bu konudaki hukuki tezlerinin ne kadar güçlü temellere dayandığını bir kez daha göstermiştir.”

Hükümet olarak süreci yakından takip ettiklerini belirten Üstel, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir uyum içinde, hem Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkinliğinin korunması hem de Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarının savunulması amacıyla gerekli tüm diplomatik, siyasi ve hukuki girişimleri kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.

Açıklamasında “Kıbrıs’taki mülkiyet meselesinin kalıcı ve kapsamlı çözümünün, adadaki siyasi sorunun adil, gerçekçi ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşturulmasından geçtiği gerçeğini de bir kez daha vurgulamak isterim.” ifadelerine yer veren Üstel, kimsenin prosedürel nitelikteki bir gelişmeyi siyasi propaganda malzemesi haline getirerek halkta endişe yaratmasına izin vermeyeceklerini kaydetti.

  • Related Posts

    Kamu-İş, Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylem yaptı

    Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş), okullarda 415 hademe eksikliği olduğuna işaret ederek, Milli Eğitim Bakanlığı’na, eğitim ve çocukların sağlığı açısından büyük önem taşıyan bu sorunu çözme çağrısında bulundu.  Kamu-İş, Milli Eğitim…

    Filo Jet faciası için Meclis araştırma komitesi göreve başladı

    30 Ağustos’ta Girne Limanı açıklarında meydana gelen Filo Jet faciasının araştırılması amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komitesi, Başkan ve Başkan Vekilini belirledi. Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nun 10 Eylül 2026 tarihli 3’üncü…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir