Girne açıklarında yaşanan ve onlarca ailenin hayatını altüst eden deniz faciasının ardından arama-kurtarma çalışmaları tüm yoğunluğuyla sürerken, Milli Eğitim Bakanı ve UBP Milletvekili Nazım Çavuşoğlu’nun acılı ailelerin bulunduğu çadıra giriş anına ilişkin görüntüler kamuoyunda büyük tepki topladı.
Başbakan Ünal Üstel ile birlikte kayıp yakınlarının bulunduğu alana gelen Çavuşoğlu’nun, çadıra giriş sırasında gülümserken görüntülenmesi, özellikle kayıp yakınları ve sosyal medyada tepkiyle karşılandı.
Çünkü o sırada aileler, çocuklarının ve yakınlarının akıbetinden gelecek bir haberi beklerken, denizdeki arama-kurtarma çalışmaları da devam ediyordu.
“O ÇADIRA GİRERKEN YÜZLER NASIL OLMALI?”
Kamuoyundaki tepkinin odağında yalnızca bir fotoğraf karesi değil, bir devlet görevlisinin böylesine ağır bir acının yaşandığı ortamda sergilediği görüntünün taşıdığı anlam bulunuyor.
Eleştirilerde, “Acılı insanların karşısına çıkarken devlet görevlilerinin yüzündeki ifade dahi bir sorumluluktur” görüşü öne çıkarken, söz konusu görüntünün ailelerin yaşadığı travma karşısında son derece rahatsız edici olduğu ifade ediliyor.
Başbakan Ünal Üstel daha önce ailelerin acısının toplumun tamamının acısı olduğunu belirtmiş, kayıp yakınlarının yanında olunacağını vurgulamıştı.
MESELE GÜLMEK DEĞİL, ZAMAN VE YER
Elbette tek bir fotoğraf karesi, bir kişinin o andaki niyetini kesin olarak ortaya koymaz.
Ancak kamu görevi yapan insanların özellikle ölüm, kayıp ve büyük bir toplumsal travmanın yaşandığı anlarda görüntülerine ve davranışlarına çok daha fazla dikkat etmesi gerektiği de tartışmasız bir gerçek.
Bugün ailelerin beklediği şey; siyasi mesajlar, görüntüler veya gülümseyen fotoğraflar değil.
Çocuklarının ve yakınlarının bulunması.
Gerçeğin ortaya çıkarılması.
Devletin tüm gücüyle yanlarında olduğunu hissetmeleri.
Bu nedenle kamuoyunun sorduğu soru açık:
Acılı ailelerin çadırına girerken bir devlet görevlisinin yüzündeki ifade nasıl olmalı?
Bu görüntü, bu soruyu uzun süre gündemde tutacağa benziyor.






