BU BAŞKANLARIN KOLTUĞU KOLAY KOLAY DEĞİŞMEZ

Yerel seçimlere daha zaman var.

Ama siyaset böyle bir şeydir…

Seçime aylar kala sandığın nabzı tutulmaya, kim nerede güçlü, kim nerede zorlanıyor, kim vatandaşın gönlünde yer etmiş, kim sahada karşılık bulamıyor diye konuşulmaya başlanır.

Ben de bir süredir sahayı, belediyeleri ve vatandaşın ne konuştuğunu yakından takip ediyorum.

Açık söyleyeyim;

Bazı belediye başkanlarının koltuğu bugün itibarıyla hiç de kolay değişecek gibi görünmüyor.

Elbette kimse seçim sonucunu bugünden ilan edemez.

Sandık her zaman son sözü söyler.

Ama siyasette yalnızca rakamlara değil, sokağın sesine de kulak vermek gerekir.

Benim gördüğüm tablo şu:

GÖNYELİ-ALAYKÖY

Hüseyin Amcaoğlu…

Gönyeli-Alayköy bölgesinde belediyecilik konusunda kendisini görünür kılan bir başkan.

Vatandaşın en çok önem verdiği konu da zaten burada ortaya çıkıyor:

“Başkan çalışıyor mu?”

Bu soruya olumlu cevap veren bir yönetimin seçimde işi doğal olarak kolaylaşıyor.

DEĞİRMENLİK-AKINCIlar

Ali Karavezirler…

Değirmenlik bölgesinde uzun süredir belediyecilik tecrübesiyle öne çıkan isimlerden.

Benim açımdan dikkat çekici olan, vatandaşın belediye başkanını sadece seçim döneminde değil, günlük yaşamında da görmesi.

Yerel siyasette bunun karşılığı büyüktür.

İSKELE

Hasan Sadıkoğlu…

İskele artık yalnızca küçük bir yerleşim bölgesi değil.

Büyüyen, gelişen ve ciddi bir nüfus hareketliliği yaşayan bir bölge.

Böyle bir yerde belediye başkanının performansı da doğal olarak daha fazla konuşuluyor.

Sadıkoğlu’nun avantajı, bölge siyasetindeki bilinirliği ve belediyecilik tecrübesi.

GİRNE

Murat Şenkul…

Girne gibi her gün büyüyen ve sorunları da aynı hızla artan bir kentte belediye başkanlığı yapmak kolay değil.

Trafik, altyapı, çevre, şehir planlaması…

Hepsi ayrı bir başlık.

Buna rağmen Şenkul’un özellikle görünür olması ve kamuoyunda kendi siyasi kimliğini oluşturması, seçim açısından önemli bir avantaj.

ÇATALKÖY-ESENTEPE

Ceyhun Kırok…

Bölgenin gelişim hızını düşündüğümüzde burada da başkanlık yarışının önemli isimlerinden biri Kırok olacak.

Vatandaşın beklentisi çok basit:

“Bölgem gelişiyor ama belediye de gelişiyor mu?”

Bu soruya verilecek cevap, sandıkta belirleyici olacak.

LAPTA-ALSANCAK-ÇAMLIBEL

Fırat Ataser…

Ataser’in en büyük avantajlarından biri, bölgede uzun süredir tanınan bir isim olması.

Yerel seçimlerde tanınırlık tek başına yeterli değildir.

Ama hizmetle birleştiğinde ciddi bir siyasi avantaj yaratır.

MESARYA

Ahmet Latif…

Mesarya’nın kendine özgü yapısı var.

Burada vatandaşın beklentisi daha çok doğrudan hizmet ve ulaşılabilirlik üzerine.

Başkanın vatandaşla kurduğu ilişki, Mesarya’da sandığın önemli belirleyicilerinden biri olacaktır.

LEFKOŞA

Ve gelelim başkent Lefkoşa’ya…

Mehmet Harmancı.

Lefkoşa’da Harmancı’nın siyasi bir marka haline geldiğini düşünüyorum.

Beğenen de var, eleştiren de.

Ama siyasette önemli olan yalnızca sevilmek değildir.

Konuşuluyor olmak da bir güçtür.

Harmancı’nın Lefkoşa’daki bilinirliği ve kendi seçmen tabanını oluşturmuş olması, onu yine yarışın en güçlü isimlerinden biri haline getiriyor.

DİKMEN

Yüksel Çelebi…

Dikmen’de ise yerel bağların ve başkanın bölgeyle kurduğu ilişkinin seçim açısından önemli olduğunu düşünüyorum.

Küçük yerlerde siyaset biraz daha farklı işler.

İnsanlar birbirini tanır.

Kim çalıştı, kim çalışmadı…

Kim vatandaşın yanında oldu, kim olmadı…

Bunların hepsi hafızaya yazılır.


BENİM GÖRDÜĞÜM TABLO

Şimdi bazıları çıkıp,

“Daha seçim var, nereden biliyorsun?” diyecek.

Haklılar.

Bilmiyorum.

Ben seçim sonucunu yazmıyorum.

Ben bugün gördüğüm siyasi tabloyu yorumluyorum.

Ve benim gördüğüm tablo, bazı belediye başkanlarının diğerlerine göre ciddi bir avantaj taşıdığı yönünde.

Çünkü artık vatandaşın belediyeden beklentisi değişti.

Eskisi gibi sadece “Başkan hangi partiden?” diye bakmıyor.

“Ne yaptı?” diye soruyor.

“Sorunumu çözdü mü?” diye bakıyor.

“Telefon açtığımda ulaşabiliyor muyum?” diyor.

Ve en önemlisi;

“Benim hayatıma dokundu mu?”

İşte yerel seçimin bütün sırrı burada.

Partiler adaylarını belirleyecek.

Yeni isimler çıkacak.

Rakipler çoğalacak.

Eleştiriler başlayacak.

Ama sonunda vatandaş sandığa gittiğinde elinde tek bir ölçü olacak:

Hizmet.

Bu nedenle bugün itibarıyla benim listemde koltuğu kolay kolay değişmeyecek gibi görünen belediye başkanları bunlar.

Ama siyasetin bir kuralını da unutmayalım:

Sandık kurulmadan hiçbir seçim kazanılmış değildir.

Bugün favori olan yarın kaybedebilir.

Bugün geride görünen yarın yarışın en güçlü adayı olabilir.

Fakat bir şeyden eminim:

Halkın sorununa dokunan, iş üreten ve vatandaşın güvenini kazanan başkanın seçimde işi her zaman bir adım daha kolaydır.

Gerisini…

Sandık söyleyecek.

  • Related Posts

    5. Gündeyiz… artık ailelerin sabrı tükeniyor

    Beşinci gündeyiz… Girne açıklarında yaşanan deniz faciasının üzerinden tam 5 gün geçti. Beş gündür aileler, yakınlarından gelecek tek bir habere kilitlenmiş durumda. Telefonlar susmuyor. Gözler denizde. Her kapı sesi, her…

    GÜVENLİK VARSA, HALK NEDEN KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMİYOR SAYIN ÜSTEL?

    Köşe Yazısı Siyasette söylenen söz ile vatandaşın günlük hayatta yaşadığı gerçekler arasında büyük bir mesafe oluştuğunda, o mesafeyi en iyi gösteren yer sokaktır. Sayın Başbakan Ünal Üstel, ülkede güvenlik önlemlerinin…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir