Mine Atlı: LTB’de ortaya konan başarı, birlikte yönetim anlayışının somut karşılığıdır

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Parti Meclisi Üyesi Mine Atlı, Nupelda Karabuğday’ın Ada TV’de hazırlayıp sunduğu programa katılarak Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) Başkanı ve Başkan adayı Mehmet Harmancı’nın belediyecilik anlayışı, TDP’nin yerel yönetimlerdeki çalışmaları, CTP ile gerçekleştirilen seçim iş birliği, ülkenin temel sorunları ve kadınların güvenliği konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Lefkoşa’da yıllar içerisinde ortaya konan belediyecilik anlayışının önemli bir başarı örneği oluşturduğunu ifade eden Atlı, TDP’nin yerel yönetimlerde hayata geçirdiği çalışmaların halkın yaşamına doğrudan dokunduğunu belirtti. Atlı, Harmancı’nın başkanlığındaki LTB’nin mali açıdan güçlenen, yatırım yapabilen ve kentte altyapı çalışmalarını sürdüren bir belediye yapısına dönüştüğüne dikkat çekti.

LTB Başkanı Mehmet Harmancı, Nisan ayında yaptığı değerlendirmede, göreve geldikleri dönemde ciddi borç ve mali sorunlarla karşı karşıya olan belediyenin bugün 1 milyar TL’nin üzerinde öz kaynak yatırım kapasitesine ulaştığını ve kanalizasyon kapsama oranının yüzde 80’e çıktığını açıklamıştı.

Atlı, TDP’nin CTP ile yerel seçimlerde gerçekleştirdiği iş birliğinin de bu yönetim anlayışının devamlılığı açısından önem taşıdığını belirtti. TDP ve CTP Parti Meclisleri, 6 Aralık’ta yapılacak yerel seçimlerde 13 belediyede iş birliği yapılması yönünde karar alırken, Lefkoşa’da mevcut LTB Başkanı Mehmet Harmancı’nın başkan adaylığının desteklenmesi konusunda uzlaşı sağlandı.

TDP’nin bu iş birliğini yalnızca seçim dönemi ittifakı olarak değil, demokratik, katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir bir yerel yönetim anlayışını güçlendirme hedefinin parçası olarak değerlendirdiğini belirten Atlı, Lefkoşa’da ortaya konan belediyecilik pratiğinin korunmasının önemine işaret etti.

“Ülkenin kanayan yarası denetimsizlik”

Atlı, programda ülkenin temel sorunlarından birinin denetimsizlik olduğunu da ifade etti.

Gemi faciasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Atlı, hukukçu kimliğiyle olayın öncesine bakıldığında karşısına çıkan temel sorunun denetim eksikliği olduğunu söyledi.

Yaşananları “bir ihmaller silsilesinin doğurduğu” büyük bir facia olarak nitelendiren Atlı, Limanlar Dairesi’nin görev ve yetkilerine dikkat çekerek devletin denetim mekanizmalarının görevlerini etkin biçimde yerine getirmesinin yaşamsal önemde olduğunu vurguladı.

Sahte diploma dosyasına da değinen Atlı, eğitim için yıllarca emek veren öğrencilerle usulsüz yollarla diploma elde edildiği iddiaları arasındaki çelişkiye dikkat çekti.

Dosyada Meclis Başkanı’nın adının geçmesine ilişkin de tepki gösteren Atlı, “Bundan daha trajik bir şey olamaz” dedi.

Patronaj siyasetine de dikkat çeken Atlı, birilerine iş, arsa, ev, sosyal konut veya makam vaat edilmesi üzerinden şekillenen anlayışın ülkenin temel sorunlarından biri olduğunu söyledi.

Atlı, 86 öğrencisi bulunan Arabahmet İlkokulu’nun bu yıl açılmamasını da patronaj ve plansızlığın çocuklar üzerindeki somut sonuçlarından biri olarak değerlendirdi.

“Eğitim ve sağlık gerçekten çok vahim”

Kamu hizmetlerindeki sorunlara da değinen Atlı, eğitim ve sağlık alanındaki mevcut tabloyu eleştirdi.

Ürdün’de geçirdiği bir kaza sonrasında kırsal bir hastanede aldığı sağlık hizmetini Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi ile karşılaştıran Atlı, yaşadığı deneyimin kendisini “utandırdığını” söyledi.

Atlı, kamu hizmetlerinde gerçek bir iyileşme yerine reklam ve PR anlayışının öne çıktığını savundu.

“Ev içi şiddet yasası geçmiş olsaydı Rukiye Tunçer ölmeyecekti”

Kadınların güvenliği ve kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda da değerlendirmelerde bulunan Atlı, ev içi şiddet yasasının bir an önce Meclis gündemine taşınması gerektiğini söyledi.

Son dönemde yaşanan kadın cinayetlerine dikkat çeken Atlı, koruyucu ve önleyici mekanizmaların yalnızca olay yaşandıktan sonra değil, şiddet ortaya çıkmadan önce devreye girmesi gerektiğini belirtti.

“Bu yasa geçmiş olsaydı Rukiye Tunçer ölmeyecekti” diyen Atlı, seçim sonrasında ev içi şiddet yasasının Meclis gündemine alınmasının zorunlu olduğunu ifade etti.

Atlı, “Seçimden sonra ev içi şiddet yasasını Meclis’in gündemine getirmeyen her milletvekili hedefimizdedir” ifadelerini kullandı.

Kadınların en temel hakkının güvende olmak olduğunu vurgulayan Atlı, kadın kendisini güvende hissettiğinde bunun çocuklarına, ailesine ve toplumun tamamına yansıdığını söyledi.

“Bir insanın, bir kadının en temel hakkı güvende olmaktır” diyen Atlı, kadınların korku içerisinde yaşamadığı bir toplum için koruyucu ve önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

  • Related Posts

    DP’den Laç’ta fırsat Ataser’de destek kararı

    Haber merkezimize ulaşan bilgilere göre DP, Fırat Ataser’i destekleyecek Yerel seçimler öncesinde siyasi kulislerde hareketlilik devam ederken, Demokrat Parti’nin (DP) Lapta-Alsancak-Çamlıbel (LAÇ) Belediyesi Başkanlığı seçiminde mevcut Başkan Fırat Ataser’i destekleme…

    Zeki Çeler: Taşımacılıkta her yıl yeniden kriz değil, kalıcı sistem kurulmalı

    Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, Kıbrıs Türk Toplu Taşımacılar Birliği ve KAR-İŞ temsilcileriyle bir araya gelerek öğrenci taşımacılığında yaşanan sorunları dinledi. Çeler, yaşanan krizin yalnızca ücret veya…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir