Tüm dünyada yerel yönetimler bir değişimin eşiğindedir. Pandemi dönemi yerel yönetimlerin gücünün ve sınırlarının yeniden değerlendirilmesine vesile oldu. Bir yandan merkezi yönetimin hantallığı karşısında yerel yönetimlerin esnekliği öne çıkarken, diğer yandan bütçe yetersizlikleri ve yetki sınırlamaları yerel yönetimlerin elini kolunu bağladı.
Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) Başkanı Mehmet Harmancı, katıldığı bir televizyon programında yaptığı değerlendirmelerde tam da bu çelişkiye dikkat çekmiştir. Harmancı’nın vurguladığı üzere, yerel yönetimler artık sadece çöp toplayan, kanalizasyon temizleyen kurumlar olmanın ötesine geçmek zorundadır. Günümüzün karmaşık kent yaşamında belediyeler, sosyal adaleti sağlayan, ekonomik kalkınmaya öncülük eden ve kentsel dirençliliği artıran stratejik aktörler haline gelmiştir.
Harmancı’nın “Halkın parasını halk için harcadık” sözü, sadece bir seçim sloganı değil, yerel yönetimlerde şeffaflık ve hesap verebilirliğin ne kadar hayati olduğunun bir göstergesidir. Mali disiplini sağlamadan kentsel vizyon geliştirmek mümkün değildir. LTB’nin geçmişte yaşadığı mali krizler göz önüne alındığında, bugün borç yükünü hafifletmiş, yatırımlarına kendi kaynaklarıyla devam edebilen bir belediye yapısına kavuşmuş olması küçümsenemez bir başarıdır.
Ancak yerel yönetimlerin başarısı sadece mali tablolarla ölçülemez. Şehirlerin geleceği, sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde şekillenmek zorundadır. Harmancı’nın da değindiği gibi, imar planları, yeşil alanların korunması, toplu taşıma çözümleri ve iklim değişikliği ile mücadele, yeni dönemin öncelikli başlıkları olmak durumundadır. Başkent Lefkoşa’nın bölünmüş yapısı ve sosyal dokusu, bu tür stratejik planlamaları daha da kritik kılmaktadır.
Öte yandan, merkezi hükümet ile yerel yönetimler arasındaki yetki ve kaynak paylaşımı sorunu varlığını sürdürmektedir. Belediyeler Yasası’nda yapılan düzenlemeler adım olsa da, yerel yönetimlerin özerkliğini güçlendirecek, gelir kaynaklarını çeşitlendirecek ve hizmet standartlarını yükseltecek reformlara ihtiyaç duyulmaktadır.
Harmancı’nın açıklamaları, yerel seçimler öncesinde Lefkoşa için nasıl bir kentsel vizyon öngörüldüğüne dair önemli ipuçları vermektedir. Seçmenin önündeki temel soru şudur: Günübirlik çözümlerle mi devam edilecek, yoksa geleceğin dirençli, kapsayıcı ve sürdürülebilir kentini inşa edecek uzun vadeli projelere mi odaklanılacak? Bu sorunun yanıtı, sadece Lefkoşa’nın değil, tüm KKTC yerel yönetimlerinin geleceğini belirleyecektir.





