Köşe Yazısı | Kıbrıs Aktif Sözcü Umut Türe
Siyaset gerçekten ilginç bir alan…
Dün birbirine karşı siyasi mücadele verenler, bugün aynı masanın etrafında oturabiliyor.
Dün kurultaylarda birbirlerinin karşısına çıkanlar, bugün aynı hükümetin bakanları olabiliyor.
Ve biz vatandaş olarak bütün bunları izleyip sadece bir soru soruyoruz:
“Ne değişti?”
Faiz Sucuoğlu…
Bir dönem UBP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan, başbakanlık yapan, ardından yaşanan siyasi süreçlerin sonunda hem başbakanlık hem de genel başkanlık görevlerinden ayrılan bir isim.
Bugün?
Ünal Üstel başkanlığındaki hükümette Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı.
Hasan Taçoy…
Yıllardır UBP içerisindeki genel başkanlık yarışlarının önemli isimlerinden.
Bugün?
O da yeniden bakanlık koltuğunda.
Peki dün ne oldu?
Dün kurultaylar vardı.
Dün liderlik mücadeleleri vardı.
Dün “kim genel başkan olacak?” tartışmaları vardı.
Dün “kim başbakan olacak?” soruları vardı.
Bugün ise aynı kabine masasında oturuluyor.
İşte siyasetin en ilginç tarafı da burada başlıyor.
Siyasette dün söylenenler bugün unutuluyor mu?
Yoksa siyaset dediğimiz şey zaten biraz da budur?
Şimdi bir de zamanlamaya bakalım.
Erhan Arıklı görevden alınıyor.
YDP hükümetten ayrılıyor.
Karma oy sistemi kaldırılıyor.
Ardından Faiz Sucuoğlu ve Hasan Taçoy kabineye giriyor.
Bütün bunlar arka arkaya gelince insanın aklına ister istemez bazı sorular geliyor.
Bu sadece bir kabine değişikliği mi?
Yoksa UBP içerisindeki dengelerin yeniden kurulduğu yeni bir siyasi dönem mi başlıyor?
Ben kimsenin niyetini okuyamam.
Kimsenin kapalı kapılar ardında ne konuştuğunu da bilemem.
Ama gazetecinin görevi zaten niyet okumak değil.
Soru sormaktır.
Ve ben de soruyorum:
Faiz Sucuoğlu bugün bu kabineye girerken dün yaşananları gerçekten geride mi bıraktı?
Hasan Taçoy yeniden bakanlık görevini kabul ederken geçmişteki genel başkanlık mücadelelerini tamamen kapattı mı?
Ünal Üstel ise bugün geçmişte kendisine karşı siyasi mücadele veren isimleri kabinesine alarak nasıl bir siyasi denge kuruyor?
Bunların cevabını elbette zaman gösterecek.
Ama bir gerçek var:
Siyasette bazen dünün rakipleri, bugünün ortakları olabiliyor.
Ve vatandaş da bütün bunları sessizce izliyor.
Fakat vatandaşın hafızası sanıldığı kadar kısa değil.
Bugün alkışlanan bir karar, yarın sandıkta başka türlü değerlendirilebilir.
Çünkü siyasetçinin unuttuğunu seçmen unutmayabilir.
O yüzden bu yeni tabloyu izlemek gerekiyor.
Kim kiminle yan yana?
Kim hangi görevi neden kabul etti?
Kim hangi şartlarda masaya oturdu?
Ve en önemlisi…
Bu yeni birliktelik kimin siyasi hesabına yarayacak?
Bunları zaman gösterecek.
Şimdilik benim gördüğüm şu:
Dün kavga vardı.
Bugün kabine var.
Dün rakiplik vardı.
Bugün ortaklık var.
Siyaset gerçekten çok garip bir oyun…
Ve anlaşılan o ki oyun daha yeni başlıyor.
Kıbrıs Aktif Sözcü olarak biz izliyoruz.
Soruyoruz.
Yazıyoruz.
Çünkü bazı sorular vardır…
Cevabını siyasetçiler değil, tarih verir.






