KENDİ KARASUYUNDA YABANCILAŞAN BALIKÇININ SABRI TÜKENDİ

Balıkçıların artan maliyetler, geciken destek ödemeleri ve sosyal sigorta yükleri nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşadığına dikkat çeken Küfi Tulga, mevcut sistemin yeniden ele alınması gerektiğini belirtti.

Dört bir yanı denizlerle çevrili Kuzey Kıbrıs’ta kıyı balıkçılığının her geçen gün daha ağır ekonomik koşullarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Tulga, balıkçının denize açılmadan dahi önemli maliyetlerle karşı karşıya kaldığını söyledi.

Tulga, son iki ay içerisinde Euro Diesel’in 60 TL’den 76 TL’ye yükseldiğini belirterek, yakıt başta olmak üzere ağ, misina, kanca, bakım ve diğer girdilerdeki artışların balıkçının üzerindeki yükü artırdığını kaydetti.

“ZAMLAR ANINDA, DESTEKLER AYLAR SONRA”

Akaryakıt zamlarının kısa sürede maliyetlere yansımasına karşın balıkçının yararlanması gereken KDV’siz akaryakıt desteğinin aylar sonra ödendiğini belirten Tulga, bu durumun enflasyon karşısında desteğin gerçek değerini düşürdüğünü ifade etti.

Tulga, “Zam anında uygulanırken, üreticinin hakkı olan desteğin aylar sonra verilmesi kabul edilemez” görüşünü dile getirdi.

“ÖDE, SONRA AL” SİSTEMİ DEĞİŞMELİ

Balıkçının önce kendi cebinden veya borçlanarak ödeme yapmak, ardından desteğini almak zorunda bırakılmasının sürdürülebilir olmadığını belirten Tulga, destek mekanizmalarının ödeme sonrasında iade şeklinden çıkarılarak doğrudan uygulanması gerektiğini savundu.

Akaryakıt, ağ, misina, bakım malzemeleri ve diğer temel üretim girdilerinde doğrudan destek veya muafiyet sistemlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Tulga, balıkçının ihtiyaç duyduğu desteği üretim yaptığı anda kullanabilmesi gerektiğini söyledi.

DENİZE ÇIKAMAYAN BALIKÇININ YÜKÜ DE DEVAM EDİYOR

Hava muhalefeti, fırtına, deniz koşulları veya istilacı türlerin ağlara verdiği zarar nedeniyle balıkçıların zaman zaman haftalarca denize açılamadığını belirten Tulga, gelir elde edilemeyen dönemlerde sosyal sigorta primleri gibi sabit yükümlülüklerin devam etmesine de dikkat çekti.

Balıkçılığın diğer mesleklerden farklı olarak doğrudan hava ve deniz koşullarına bağlı olduğunu ifade eden Tulga, “Deniz vardır, fırtına vardır, balık vardır veya yoktur. Ancak giderler her gün devam ediyor” dedi.

Tulga, balıkçılık sektörünün ayakta kalabilmesi için yeni söylemlerden ziyade zamanında, doğrudan ve uygulanabilir destek mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu vurguladı.

“Enflasyon altında aylarca bekletilen destek, destek olmaktan çıkar. Geciken adalet nasıl adalet değilse, enflasyon karşısında değeri eridikten sonra verilen teşvik de gerçek anlamda teşvik değildir” diyen Tulga, balıkçının hem sabrının hem de sermayesinin tükendiğini ifade etti.

Tulga, balıkçılığın üretimin önemli bir parçası olarak ele alınması ve sektörün sürdürülebilirliği için mevcut destek sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, aksi halde kıyı balıkçılığının geleceğinin daha fazla zorlanabileceği uyarısında bulundu.

  • Related Posts

    Kültürel Miras Teknik Komitesi, ada genelinde koruma ve restorasyon çalışmalarını sürdürüyor

    Ömeriye Camisi’nde restorasyon süreci başlarken, Gilan Camisi ile Kaynakköy ve Sınırüstü’ndeki tarihi yapılarda çalışmalar tamamlandı Kültürel Miras Teknik Komitesi, adanın her iki tarafındaki ortak kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere…

    Bağımsızlık Yolu, “Kıbrıs’taki İsrail varlığından kim faydalanıyor?” başlıklı etkinliğe katıldı

    Bağımsızlık Yolu, Filistin için birleşik mücadele hareketi “United for Palestine” tarafından Güney Lefkoşa’da Prozak Cafe’de düzenlenen “Kıbrıs’taki İsrail varlığından kim faydalanıyor?” başlıklı açık tartışma etkinliğine katıldı.  Bağımsızlık Yolu’ndan verilen bilgiye…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir