Güzelyurt’ta yerel seçimler yaklaştıkça yine aynı tartışmalar gündeme geliyor. Kimisi yapılan hizmetleri anlatıyor, kimisi eksikleri sıralıyor, kimisi ise değişimin şart olduğunu savunuyor.
Öncelikle bir gerçeği kabul etmek gerekir. Bir belediye başkanının 28 yıl boyunca görevde kalması tesadüf değildir. Halk her seçimde sandığa gitmiş ve tercihini ortaya koymuştur. Bu nedenle Mahmut Özçınar’ın yaptığı hizmetleri yok saymak da, görmezden gelmek de haksızlık olur.
Elbette eksikler vardır. Eleştirilecek konular da vardır. Zaman zaman bizler de bunları yazdık, yapılması gerekenlerin yapılmadığı noktalarda çağrılar yaptık. Çünkü gazeteciliğin görevi alkışlamak değil, halk adına denetlemektir.
Ancak bugün başka bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.
28 yıldır aynı ismin seçilmesini konuşurken, neden 28 yıldır seçimi kazanamayanları konuşmuyoruz?
Muhalefet partileri ve diğer siyasi yapılar yıllardır Güzelyurt’ta neden güçlü bir alternatif oluşturamadı? Neden halkın etrafında birleşebileceği, seçimi gerçekten kazanabilecek bir aday çıkarılamadı?
Hiç mi güçlü isim yoktu?
Yoksa mesele güçlü isim bulamamak değil de, parti içindeki hesapları, kırgınlıkları ve koltuk mücadelelerini aşamamak mıydı?
Demokrasilerde iktidarlar kadar muhalefetler de sınanır. Eğer bir isim 28 yıldır seçiliyorsa, bunun nedeni sadece onun başarısı değil, aynı zamanda rakiplerinin halkı ikna edememesidir.
Belki de bugün yapılması gereken, sürekli kazananı eleştirmek yerine yıllardır neden kazanılamadığını sorgulamaktır.
Çünkü siyasette bazen cevap, kazanan tarafta değil; yıllardır kaybeden tarafta saklıdır.
Umut Türe








