Güzelyurt’ta yerel seçim hesabı yapanların artık bazı dengeleri yeniden değerlendirmesi gerekiyor.
Çünkü Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin Güzelyurt Belediye Başkan adayı Reşat Kansoy oldu. CTP’de yapılan ön seçimde Kansoy 235 oy alırken, Arkın Engüney 119 oyda kaldı. Bu sonuç yalnızca bir aday belirleme sonucu değildir; aynı zamanda Güzelyurt’taki siyasi tabanın verdiği önemli bir mesajdır.
Ben bu seçime Reşat Kansoy’un yaklaşık %20’lik bir avantajla başlayacağını düşünüyorum.
Neden mi?
Çünkü Reşat Kansoy, yalnızca CTP tabanına hitap eden bir aday değil. Güzelyurt gibi siyasi ilişkilerin, aile bağlarının ve kişisel güvenin seçim sonuçlarında ciddi rol oynadığı bir bölgede Kansoy’un farklı kesimlerden oy alabilme potansiyeli var.
UBP kanalından oy alabilecek bir aday profili var.
TDP kanalından oy alabilecek bir geçmişi ve ilişkileri var.
YDP seçmeninden de oy alma ihtimali bulunan bir isim.
Dahası, bölgede farklı siyasi çevrelerle kurduğu ilişkiler nedeniyle klasik anlamda “parti adayı” sınırlarının dışına çıkabilecek bir kişilik.
İşte seçim hesabının asıl önemli noktası burada.
Reşat Kansoy’un adaylığı, CTP’nin Güzelyurt’taki oyunu sadece kendi tabanıyla sınırlı tutmayabilir.
Üç ay önce görünen tablo
Yaklaşık üç ay boyunca bölgede yaptığımız değerlendirmelerde, üyelerle konuştuğumuzda ve siyasi kulisleri takip ettiğimizde bazı ağır topların Reşat Kansoy ismini çok daha erken telaffuz ettiğini gördük.
O günlerde bunu herkes kabul etmedi.
Hatta bazıları kabul etmek istemedi.
Ancak siyasette bazen sandığa gitmeden önce görünen tabloyu okumak gerekir.
CTP üyeleri bu kez, bana göre, önemli bir tercih yaptı.
Ve doğru adayı seçti.
Çünkü Reşat Kansoy’un en büyük avantajlarından biri, sadece CTP içerisinde karşılığı olan bir isim olmaması.
Güzelyurt’ta farklı siyasi kanallara ulaşabilecek bir aday olmasıdır.
Aile ve bölge faktörü
Güzelyurt siyasetini sadece parti oyları üzerinden okumak büyük hata olur.
Bölgede aile bağları, akrabalık ilişkileri, geçmişten gelen dostluklar ve kişisel güven seçim sonuçlarını doğrudan etkileyebilir.
Kansoy’un geçmişten gelen siyasi ve sosyal ilişkilerinin yanında, bölgedeki önemli ailelerle kurduğu yakınlıklar da seçim denkleminde hesaba katılmalıdır.
Özellikle Ali Pilli çevresinden gelebilecek oylar ve Türkay Tokel ailesiyle olan yakınlık, seçim matematiğinde göz ardı edilmemesi gereken unsurlardır.
Bu noktada mesele yalnızca “hangi parti kaç oy alacak?” meselesi değildir.
Mesele, hangi adayın farklı partilerin seçmenine ulaşabileceğidir.
Kansoy’un avantajı tam da burada ortaya çıkıyor.
CTP açısından yeni bir sayfa
CTP açısından Güzelyurt’ta Reşat Kansoy tercihi, yalnızca bir aday değişikliği değildir.
Bu tercih, partinin Güzelyurt’ta daha geniş bir seçmen kitlesine ulaşma arzusunun da göstergesi olarak okunabilir.
Çünkü Kansoy’un geçmişte de Güzelyurt Belediye Başkanlığı için bağımsız aday olarak yarışmış olması, bölge seçmeniyle doğrudan bir seçim deneyimi yaşadığını gösteriyor. 2022 seçiminde bağımsız aday olarak yarışan Kansoy, o dönemde HP’nin de desteğini almıştı.
Dolayısıyla bugün CTP’nin adayı olarak yeniden sahaya çıkması, geçmişte oluşturduğu kişisel siyasi tabanı parti örgütünün gücüyle birleştirme fırsatı yaratıyor.
Bu, CTP açısından ciddi bir avantajdır.
“%20 önde başlar” iddiasının arkasındaki mantık
Buradaki yüzde 20 ifadesini bilimsel bir anket sonucu olarak değil, saha okumasına dayalı siyasi bir öngörü olarak görmek gerekir.
Çünkü seçim daha başlamadı.
Sandık kurulmadı.
Oylar kullanılmadı.
Dolayısıyla kimsenin bugünden kesin sonuç ilan etmesi mümkün değil.
Ancak aday profilleri üzerinden bir başlangıç hesabı yapılabilir.
Benim okumam şu:
Reşat Kansoy, CTP adayı olarak seçime sıfırdan başlamıyor.
Kendi kişisel oyunu getirebilecek.
CTP’nin parti oyunu alabilecek.
Farklı siyasi kanallardan destek çekebilecek.
Aile ve sosyal ilişkilerden oy devşirebilecek.
Ve daha önce Güzelyurt’ta belediye başkanlığı için sahaya çıkmış olmanın avantajını kullanabilecek.
Bu nedenle “Kansoy seçime %20 önde başlar” değerlendirmesi, sonuçtan ziyade başlangıç pozisyonuna ilişkin siyasi bir analizdir.
Şimdi asıl soru şu:
Güzelyurt’ta diğer partiler bu yeni tabloyu nasıl okuyacak?
Çünkü CTP artık yalnızca kendi örgütüne yaslanan bir adayla yarışmayacak.
Karşılarında farklı siyasi kesimlerden oy alabilecek bir Reşat Kansoy olacak.
İşte bu nedenle Güzelyurt seçiminde dengeler değişmiştir.
CTP’nin ön seçimde Kansoy’u tercih etmesiyle birlikte seçim denklemi yeniden kurulmuştur.
Üç ay önce bazılarına “mümkün değil” gibi görünen tablo bugün gerçekleşti.
Ağır toplar ağır bastı.
Ve CTP üyeleri sandıkta tercihini yaptı.
Şimdi sıra Güzelyurt halkında.
Bundan sonraki süreçte yapılması gereken, sloganlarla değil, mahalle mahalle, aile aile ve sandık sandık gerçek bir saha analizi yapmaktır.
Çünkü Güzelyurt’ta artık yarışın adı sadece “CTP mi, UBP mi?” olmayabilir.
Yarışın asıl sorusu şu olacak:
Reşat Kansoy, farklı siyasi kanallardan gelen oyları ne kadar birleştirebilecek?
Eğer bunu başarırsa, CTP Güzelyurt’ta sadece güçlü bir aday çıkarmış olmayacak.
Seçimin dengelerini değiştirmiş olacak.








